Madalyonun Diğer Yüzü…

Begum tarafından 31 Ağustos 2010 tarihinde yazılmıştır.

Bundan önceki yazılarımız genelde insanların farkındalıklarının olmaması, dolaysıyla engellilerin varken yok sayılmaları, yürekte ve düşüncede olan engeller üzerineydi.. Toplumun bu hale gelme nedeni hem eğitim hem de ön plana çıkmış olan materyalist düşünce sisteminden kaynaklıdır diye düşünüyorum..

 Peki ama yok mudur hiç farkında olan engelsiz yürekler? Elbette varlar, yoksa biz de bu mücadele gücünü kendimizde bulamaz, yüreğimizde umudumuz olamazdı.. Ve şimdi gönüllü ve engellilerin buluştuğu sitemizle beraber yola çıktığımız organizasyonlarda, kendi gönüllü üyelerimiz haricinde tanıştığımız güzel yüreklerde sıra..

Örneğin tüm toplantılar için görüştüğümüz mekanlarda her zaman kolaylık sağlanmıştır, xhouse’dan Levent bey mümkün olduğunca bizim için rampa sistemi oluşturmaya çalışmıştır. Engellilere uygun mimarisi, sıcak davranış ve hizmetleriyle gözde mekanımız ise Keçiören Belediyesi karşısında yer alan Ada’m cafe’dir.

 Ancak öncelikle organizasyonlarımızda her zaman bize en uygun şekliyle araç bulan Savaş bey’imiz vardır.. Ve onun sayesinde gittiğimiz Kapadokya gezimiz vardır ki bizim için hem yer olarak hem tanıştığımız güzel yürekler nedeniyle unutulmazdır.. Ankara’dan yola çok erken saatlerde şoförümüz Mesut bey’le beraber çıktık ki kendisi Tuz Gölü’ne de uğrasak mı dediğimizde, ‘ben de tam onu diyecektim gelmişken oraya da gidelim’ diye söyleyen güzel bir yürektir.. Vardığımızda Kapadokya düşleri dizi ekibiyle beraber Hakan Hatipoğlu bizi karşıladı ekiple yenen yemekten sonra, gezimiz başladı. Gönüllü olarak rehberimiz doğa tutkunu sevgili Can Dede oldu, geçtiğimiz her yeri bize anlatıyordu, günü birlik gezimizde görebileceğimizden çok daha fazla yeri bize gösterdi ve tanıttı, ve tüm çabası engelli engelsiz ayrımını yenmek içindi, ben bir güzelliği görebiliyorsam hepimiz aynı güzelliği göreceğiz yönündeydi..

Biz gelmeden çok önceden açık hava müzesiyle anlaşmalar yapılmıştı, arabayla mümkün olan en son yere kadar girmemize izin verilmişti, tabii ki Şermin hanım sayesinde.. Ve her Kapadokya magnetlerimize baktığımızda aklımıza geliyor bizi anısız geri göndermemişti..

Müthiş enerjisi ve sıcaklığı ile güzel insan Serpil Akbulut, Kapadokya’yı iyi bilmesi nedeniyle, kendisi hem gezi esnasında bize eşlik etmiş, hem de rehberlik yapmıştır.

Sayelerinde açık hava müzesini de, papazın bağını da, üç güzelleri de, çömlek yapımını da ve daha bir çok güzelliği görüp, keyifli bir gün geçirdik. Bize eşsiz bir gün yaşatan sevgili Serpil Akbulut, Şermin Ataman ve Can Dede’ye teşekkürü bir borç biliriz. İyi ki varsınız güzel yürekler… Sizi seviyoruz…

 Sevgi, umut ve ışıkla…

 Begüm Şebnem Yavaşcaoğlu

Engelsizdunyamiz.com Yönetimi

525 gün önce yazılmıştır.
"Madalyonun Diğer Yüzü…" bu yazı 31 Ağustos 2010 tarihinde saat 01:05 sularında "Genel" kategorisinde yayınlanmış olup "Begum" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 120 kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca Henüz yorum yazılmamış bir konudur
  • FriendFeed'de Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
  • Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?





    Google Site Map | Engelsiz | Engelsiz Dünyamız | Google
    © 2010. Tüm Hakları Saklıdır.Yazılı izin olmadan kullanılamaz.